Sayfalar

Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2011 Salı

İşte!! Kadın-erkek farkı...

Biraz önce cadde üstünde bir arkadaşımın dükkanına uğradım. Dükkanda kılık kıyafetten değişik aksesuarlara kadar çeşit çeşit malzeme satılıyor. Köşe başında şirince sıcacık, içeri girenin alışveriş duygusunu kabartacak tarzda döşenmiş bir dükkan. Hemen giriş bölümünde büyükçe bir gözlük standı var. Malum yaz geliyor ya arkadaşımda doldurmuş her çeşit güneş gözlüğünü..
Çaylarımızı içerken bir yandan da dükkana girip çıkanları izliyordum. Aslında pek sevmem alışveriş mekanlarında uzun süre kalmayı ama nedense biraz takıldım..
İçeri önce iyi giyimli gençten biri girdi. Direk gözlük standına gitti, birkaç gözlük denedi hiçbirşey söylemeden gitti. Sonra biri daha geldi bir tane gözlük denedi ve gitti. sonra biri daha derken, neredeyse 10 dakikada bir, birileri gözlük deneyip gidiyorlardı. Ama gelenlerin hepsi erkekti. Gözlüğü deniyor ama almıyorlardı.. Tamda ne tuhaf derken içeri 20-25 yaşlarında oldukça hoş bir bayan girdi. Gözlüğü aldı, gözüne takmadan aynanın karşısına gitti ve… gözlüğü kafasına taktı yani gözüne değil kafasına… sonrada dönüp “yakışmışmı” diye sordu.. Ben ifadesiz yaklaşık 30 saniye sadece baktım.. “sana soruyorum yakışmışmı?” diye sordu yeniden. Ben hafifçe tebessüm ederek “hanımefendi o gözlük, yakışması için gözünüze takmanız lazım” dedim. kadın hiç istifini bozmadan “ama ben güneş gözlüğünü böyle kullanırım” dedi.. hiç bir şey söyleyemedim. öyle baktım saf saf. Sonra iki tane gözlük aldı ve gitti. Arkadaşım tebessüm dolu bana bakıyordu. Bir süre sessizce birbirimize baktık ve sonra sanırım hiç konuşmadan uzunca bir süre güldük..
Şimdi desemki. “kadınlar ah bu kadınlar.. sizi anlamak istiyorum” diyeceksinizki “anlayamazsın. çünkü biz zekiyiz”.. bu böyle sürüp gidecek. Ama güneş gözlüğünü saçına takıp toka gibi kullanmayı düşünebilen, hadi o şekilde kullandı diyelim, güneş gözlüğü alırken ilk baktığı şeklin öyle (toka yada bant gibi) olmasını bana mantıklı bir şekilde açıklayabilecek bir kadın varsa sabaha kadar dinlemeye hazırım..

8 Mart 2011 Salı

Kadınlarımızı kutlayalım...


Kadınlar gününüz kutlu olsun..
Siz ayrı bir cinsten ayrı bir uygarlıktansınız çünkü.. Dünyada yaşayan iki türlü insan var (en azından öyle kabul ediliyor) Kadın ve erkek.. Yılda bir gün kadınların günü oluyor, yılda bir gün sevgililer günü oluyor, yılda bir gün bir kadının doğum günü oluyor, yılda bir gün anneler günü oluyor, yılda bir gün evlilik yıl dönümü, nişanlılık yıl dönümü, ilk kez göz göze gelme yıl dönümü, ilk elini tutma yıl dönümü, hamilelliğini öğrendiği gün yıldönümü, ilk sevdiğini söylediği gün yıl dönümü, tanışma yıl dönümü, ayrılıp tekrar barıştığınız gün yıl dönümü…. Daha aklınıza kim bilir neler geliyordur. İlginç olanı bunların hepsi kadınlara ait oluyor, onların gününde onlar için bir şeyler yapması gerekenler de erkekler.. Ancak bu yıl dönümlerini doğal karşılıyorum. Kadındır, mağdur edilmiştir, hırpalanmıştır, hor görülmüştür bari arada bir, bir!! özel günü olsun… tabii sonuna kadar katılıyor, destekliyorum da…
Ama arkadaş kadına ait bu kadar yıl dönümü varken, kimsenin pek hatırlamadığı, zoraki ite kaka bir kutlama ile geçiştirilmeye çalışılan, sırf özel bir gün olsun diye olan, babalar günü niye var.. Kim düşünmüş ki bunu?.. Erkeklere de yazık canım, hiç olmazsa bir gün olsun diyen bir eşitlikçi ablamı, yoksa hadi canım hep kadın olmaz babalarda var bu topluımda diyen bir sosyolog mu?.  Her kim düşündüyse bir şeyi tutturamamış;  Kadınların, kutlama olan her şeyden erkekleri kullanma becerisini.. çok kadın biliyorum o günleri bile kendi lehine kullanmayı başaran..
Tüm bu özel günlerde kadın hep bekler.. garibim erkekde, kadınını hoş etme adına ne fantaziler yaratır .. Ama yaranamaz.. Tüm diğer özel günler kadına ait değilmiş gibi birde kadınlar gününde beklerler hediye yada gene bir inanılmaz fantazi ile kutlama..
Değerli kadınlar… Bir saniye lütfen!!! Bu ve buna benzer günler sizlere özel değildir. Bu günün kadınlar günü olmasının sebebi en azından bu günlerde kadınlara ait sorunları konuşalım diyedir.. E artık bırakın her gün bir kutlama beklentisini canım… Tamam hediye almak güzeldir elbette ama birazda siz bakın etrafınıza dimi ama .. İnsan tüm içinde bilmem ne günü geçen günlerde hediye ve kutlama beklemezki… Oturalım konuşalım kadınsal problemleri, çözelim her ne derdiniz varsa.. Sonra tamam gün sizin gününüz der kutlarız elbet. Ama hep beklemeseniz bir şeyleri…
Olsun kadınlar kutlasın her günü.. Bizde destekleyelim onları.. Her zaman kadını destekleyip iş dünyasının içine alan toplumlar daha hızlı gelişirler çünkü… Ancak kutlarken, kendi aralarında kutlamayı becerebilseler, erkek milleti de mutlu olacaktır bundan. Öyle olamıyor maalesef benim yurdumun kadınları en küçüğünden en büyüğüne bekliyor her özel günlerde çılgınca kutlama… Hiç umurunda olmayan görüntüsü verenlerde artık umudunu yitirdiğinden buruk bir şekilde geçiştiriyor o günü.. Yoksa bu günlerde küçücük de olsa hiç bir şey beklemeyen kadın kalmadı… Bu beklentiler kimden mi?? Etrafında erkek görüntüsü veren kim varsa ondan…  Öğrendik işte dünyanın en önemli günlerini bu bahane ile. Ne mutlu bize… Kapitalizm öğretti özel günlerin anlamını.. Hadi bakalım bulun buluşturun, takın takıştırın…
Şimdiden geride kalan tüm güzel günleriniz kutlu olsun.. O günlerin adını siz koyun…

6 Ocak 2011 Perşembe

Bir öpücük yeter...

Bir kadın, bir erkek.. Oturuyorlar sessizce.. Kadının doğum günü.. Akşam olmuş adam hiç bir şey yapmamış.. Kadın suratsız adam çaresiz.. Bakıyor öylece kadınına yan gözle.. Kadın beklemiş doğum günü bugün, yapsın bir şeyler diye.. Ama adam için anlamsız bu tip şeyler.. düşünememiş yada düşünmüş yapmacık olsun istememiş.. Sanki doğum gününde 100 kişilik bir parti yapsa onu hediyelere boğsa, haykırsa her yerde doğum günün kutlu olsun diye.. Anlamlımı olacak daha çok. Adam geçiriyor içinden "kendimi verdim, adadım hayatımı sana" diye .. bu neden yetmezki diye düşünüyor.. Unutmadım .. doğduğun güne sevindim.. neden yetmezki diye düşünerek dolanıyor çaresiz.. somurtan kadınının etrafında.. Ne yapsa geçiremiyor kadının yüzündeki hüzün görüntüsünü.. Sonra sokuluyor usulca bir şansım varsa denemeliyim diye.. Ne olacaksa olsun diyor .. Sokuluyor kadına sarılıp öpüyor doğum günün kutlu olsun.. Hep birlikte yaşlanmak dileği  ile diyor.. Gülümsüyor kadın.. Seni seviyorum diyor.. Bitiveriyor akşamın hüznü.. Aslında kadında çok şey istememiştirki.. Ama adam bir şeyler bekler düşüncesi ile ne bir şey yapabilmiş nede kutlayabilmiştir doğum gününü.. Ama atladığı bir şey vardır ki oda; kadın onu tanıyordur ve beklentisi sadece sıcak bir gülümseme ve bir busedir...
Özel günler özel olduğu kadarda özel hissetirilmelidr... Kutlama adına bin takla atmadan.. yetebilmelidir sıcacık bir tebessüm, sevgi dolu bir öpücük...
Ama yetmez nedense..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...