Sayfalar

7 Ocak 2012 Cumartesi

Lodos gibi...

Lodos zamanı çok ters olur her şey. Anlamsız ağrı kaplar her tarafını hassasiyeti olanların. Başı fazla gibi gelir. Alnından ensesine kadar uyuşur tüm hatları. Duvardan duvara vurmak ister rahatlamak adına.

Ilık ılık esiyor tepenin yamacına doğru rüzgar. Yamaca çarpıp yukarı yönleniyor, tepedeki altıyüzelli yıllık çınar ağacının gölgesinde bakışan sevgililere hissettiriyor geldiğini, hatırlatıyor aşk zamanını... Bakışlarını serinletiyor, ürpertiyor heyecanlarını. Dili oluyor duygularının..

Ilık esen rüzgardan şimdi eser yok çok kısa zamanda şiddetleniyor. Başlangıçta verdiği serinlik duygusunun yerinde şimdi fırtınaların yarattığı korku var. Başlangıçtaki hoş duyguların yerinde şimdi nefret var sadece...

İlk aşk gibi tıpkı. İlk öpüş yada... Yüreklerdeki heyecanın yüz kızarıklığındaki pembelik gibi.. Sonraları hayatın cilveleri doluyor o pembeliğin uçuşan tozlarına. Karartıveriyor hayalle başlayan heyecanları... Rüzgar oluyor yüreğinde sonra da fırtına...

Fırtına diniyor.. Üste kalmamış hiç bir şey. Ne varsa gözünün nuru, parçalanmış. Yaralanmış. Ne varsa hayatının anlamı, yitirmiş anlamını, boş kalmış içi.. Ilık başlayan duygular soğuyup sertleşince dokunsan kırılacak kadar hassas oluvermiş.

Ilık esen rüzgarın verdiğini, toplaşan kara bulutlarla beraber gelenler fazlasıyla alıp götürmüşler. Hayatın ılık heyecanları kaybolunca yerine geçenlerin ılık olmalarının hiç bir anlamı kalamamış...

Lodos gibi ılık ama sert esen rüzgarlar belirlemiş tutunabilenlerin gücünü, tutunamayanların sonunu...

6 yorum:

Pabuç dedi ki...

Giriş paragrafının yazıyla alakasını anlamadım ama şunu anladım 24 saattir ben de yapışmış kalmış halsizliğin suçlusu Lodosmuş...

bu sanatın anı neydi hatırlamıyorum ama güzel bir anlatım olmuş...

Fotograf da harika...

Saygılar..

Volkan DENİZ dedi ki...

Pabuç, sana genele bakmayı öğreticem elbet ama nasıl bunu bilmiyorum :)

Lodos çok suçlu bir hava durumudur. o kadar vukuatları vardır ki. Çok şey olur öyle havalarda ama çoğu olumsuzdur. Hayatın gelgitleride lodosa bağlı olur kimi zaman. Ondan gevşer gönül yayları ya da asabi olup yakılır gemiler aniden. Biz de doğanın içinde doğaya uyumlu yaşayan ama bunu fark edemeyen canlılarız. Göçmen kuşlar her yıl bilirler ne zaman gideceklerini ve ne zaman döneceklerini. Bu iş için takvim kullanmazlar ama..

Son cümlede bira özetleyerek geneli göstermeye çalışmıştım oysa ki.. :)

Ayrıca böyle bir sanat şekli varmı onu da ben bilmiyorum. Anlatıyorum işte imalarla yaşayarak, yansıtmalardan göstererek. :)

Fotoğraf benim albümümden... Hediyem olsun..

Pabuç dedi ki...

Yazını anlamadım mı demişim bir yerler de ki sen yine Türkçe öğretmeni edasıyla açıklama yapma gereği duymuşsun!

Ben sadece ilk paragrafın konuyla alakasını anlamadım demiştim..Neyse :)

Aldık o zaman fotografı memnuniyetle..

Volkan DENİZ dedi ki...

Anlamadın demedim zaten "genele bak" dedim.
Ayrıca Türkçe öğretmeni değil Sosyal Bilgiler öğretmeni edasındayım :)
Sevgilerimle... güzel günlere.

Gelibolu17 dedi ki...

Gelibolu'nun,sardalya balığı,peynir helvası,mevlevihanesi birde lodosu meşhurdur desem....
biz o lodosları iyi biliriz selamlar olsun :)

Volkan DENİZ dedi ki...

@gelibolu;
bilirim o lodosu. :)
Selamlar...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...