Sayfalar

3 Ocak 2012 Salı

Yeniden hayat...

Küçük adımlarla başladı her şey. Sonra dik yürüyerek ve en sonunda da koşarcasına. Geldik işte en sonunda ulaşmak istediğimiz yerlere. Bir tarafından girdik son tarafından çıkıyoruz. Önümüz çağıldayan şelale misali fokurduyor, arkamızdan meraklı bakan gözler. Takip edecekler, gelecekler peşimiz sıra. Merakları kendi akıbetlerinden. Bilmiyorlar ne olacağını, anlamıyorlar yaşanılanları...

Sessiz bir köşede oturup, ılık çayını yudumlarken bir anlık kafa kaldırış mesafesinde kesişti gözler. Bir anlık kesişme yıllarca sürecek bir hikayenin başlangıcı oldu. O noktada başladı tüm hikaye, bir an için kafasını kaldıran kız sayesinde. Zaman durdu o an için ve hala da durmakta onlar için...

Hayatın içinde buldu kendini. Fokurdayan şelalenin içinde. Tutunacak kaya bulmak artık tek hedefi. Tutunacak bir dal veya. Sürüklenirken akan suyun içinde arkasına bakmıyor bile. Birileri izliyor çaresizce. Tutunabilse bir yere, belki başlayacak yeniden ilerlemeye hayatın içinde.

Tam da kaybetmişken ümidini, uzaklaşmışken yoğun duygulardan, dalmışken hayatın ters köşesine. Bakışıyorlar bir an için. Gözlerindeki derin manada buluşuyorlar hiç konuşmadan. Anlaşıyorlar kararlaştırmadan. Ayrı noktada ama aynı dünyadalar şimdi. Sebepsiz bir yoğunlukla hemde...

Bir el uzanıyor sırtına. Yakalıyor gömleğinin yakasından.. Kaybolmasın, akıp gitmesin, tutunamayacaksa da ben tutmalıyım diyor. Tutuyor sıkı sıkı. Uzanan eli hissediyor. Dönüp bakamıyor ama içi serinliyor, yanan ateş sönüyor. bir güven kaplıyor her yanını, titriyor. "Artık" diyor "artık olacak..."

Uzanan el hissettiriyor tüm yaşanmışlıklarını. Tuttuğu eli kıyıya çıkana kadar bırakmıyor. Kıyıda hayatın içinde yeniden olmak için kendine yetmek istiyor.

Kesişen bakışlar götürüyor onları, derin ve uzun bir birlikteliğin içine bırakıyor. Beraber atılıyorlar dünyanın gerçeklerine. Savaşarak, boğuşarak, bazen kazanarak bazen kaybederek yaşıyorlar ama hep birlikte yaşıyorlar. Biri darda iken diğeri dara düşeni çekip alıyor darlığından.

Ama en sonundaki çıkışta yollar ayrılıyor. Biri gitmek istiyor öbürü "asla" diyor. Giden adam oluyor. Ama hızla akan derenin içinde boğuşurken uzanan el, her zaman ki el olmuyor. Bu sefer ki el onu yeniden başlatıyor her şeye. Şimdi bilmiyor nereye ama biliyor olacak. Çünkü kendine güveniyor artık...

Önce küçük adımlarla başlıyor her şey. Sonra dikleşiyor sırtı ve en sonunda şu sözcükler dökülüyor. "Hayat yaşamak içinse, yaşayalım başaracağımıza inanarak. Hayat mutlu olmak içinse, korkmayalım kaybetmekten. Hayat kazanmak içinse başlayalım bir köşesinden."

Sonra koşuyor ardına bakmadan ama ardından gelenleri de götürerek...

4 yorum:

Pabuç dedi ki...

Öyküler üzerine yorum yapılabiliyor mu ? Ya da''Güzel olmuş''deyip kısa mı kesmeliyim karar veremedim...


Bazen hayatta dibe yaklaşmaya başladığınız da bir el gönderilir(!) size çekmek için..Bu bazen sevdiğinizin eli olur ,bazen babanızın ,bazen dostunuzun bazen de dost bildiklerinizin..Onlar sizinle yol almak için değil, sizi kendinize getirmez için vardırlar o an...

Ve bazende sizi o dipten çeken el sizin içinizde ölmemiş ölmemekte direnen pozitif yanınızdır unutmayalım...

Bu elleri eksik etmesin Allah yaşamımızdan..

Kusura bakmayın belki de konuyla alakasız bir yorum oldu ama içimden bunlar geçti ne yapabilirim ;)

Saygılar..

N.Narda dedi ki...

Hımm, bu tarz yazılara hikaye mi deniyor,deneme mi? Gerçi artık biçimsel sınırlar kalkmış gibi edebiyattan. Hayır,Turgut Uyar'ın değişik biçimli şiirlerini okuyorum da o yüzen bu "derin" düşünceler bu ara :)

Her halükarda hoş bir tadı var yazınızın.

Volkan DENİZ dedi ki...

@pabuç;
Seni alkışlamak yada ne bileyim bir takdir yazıp göndermek istiyorum. O kadar güzel anlatmışsın ki yazdıklarımı. Konuyla alakasız olduğunu düşünmen gerçi anlatılanları tam da anlayamamışsın gibi düşündürse de :) Özellikle pozitif yanımızı yakalamış olman çok hoşuma gitti.
Teşekkür ediyorum..
O eller beraber yol alalım diye değil elbette. Tamamen bir ikaz, bir "titre ve kendine gel" yaklaşımıdır...
Sevgilerimle...

Volkan DENİZ dedi ki...

@N.Narda;
Ne dendiğinin çok önemi yok aslında. Ama daha çok deneme deniyor. Anlatılmak istenen konu çok farklı yollardan, değişik kanallardan yaklaşılarak sunuluyor. Kimi zaman şiir tadında, kimi zaman öykü...
Tadını hissettirebildiysem ne mutlu bana.
Sevgilerimle, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...