Sayfalar

24 Mart 2011 Perşembe

Dostlar sağ olsun...

İlk gözümüzü açtığımızda başlar dost arayışlarımız. Annemizi bulur ona sığınırız. Sonraları komşudaki kız, alt kattaki çocuk. Sınıf arkadaşı, asker arkadaşı, okul arkadaşı.. Ama hep vardırlar o arkadaşlar. İyi günde de kötü günde de.. Büyüdükçe belirginleşir karakter şekilleri.. İlk satışlar, ilk oyunlar, ilk yalnızlıklar ve terk edilişler.. Hep güvenmek isteriz ama birilerinin bize güvenmesini sağlayacak ortam yaratmayız. Hep isteriz farkında olmadan.
Neden ben onun gibi düşünecekmişim diye çıkışır. Sonrasında onun gibi de düşünebileceğimizi anlar ama gene kabullenmeyiz yenilgiyi.
Kızarız acımasızca, alıngan oluruz, kıskanırız birazda. Hep sığınırız “dost acı söyler” lafının arkasına. Aslında içimizde büyüttüğümüz kini kusuyoruzdur, rahatlama adına. Bahanemize veririz sırtımızı…  kurtarırız kıçımızı..
Dostluk üzerine milyonlarca methiye düzülmüş, arkadaşlıkla dostuk arasındaki farklar her ortamda nedense anlatılmıştır. Bana hep saçma gelmiştir bu tip yaklaşımlar. Arkadaşlarım arasından ne dost seçmek için uğraştım ne de senden dost olmaz arkadaş olur gibi bir saçmalığın içine düştüm.
Her oratamda, her mekanda şüpheyle yaklaşırız hep. İlk başta güvenemeyiz, açık ararız. Kırıcı oluruz hatta ukalalık sınırlarını zorlarız. Kendi kalitemizden ödün vermeyiz ama karşımızdakinin kalitesini göstermesine de fırsat vermeyiz. Neden?? Çünkü bizi kandırıyordur ya da göründüğü gibi değildir diye şartlandığımızdan.. Yaşasın önyargı diyerek belkide daha başından koparmışızdır tüm bağlantıları.. Sonra tekrar tekrar görüşme şansımız olursa, yavaştan pişmanlıklar başlar ya da haklı olduğumuza çok fazla inandığımızdan, inadımızdan vazgeçemeyiz kopar gideriz her kesden, her ortamdan..
Önce güvenin, sonra güvenilmeyi bekleyin.. Ama unutmayın dostlarınız siz dostken dosttur. Güvenilir olmak için önce güvenmeyi bilmek gerekir…
Dostluklar hayatı paylaşmak için değil duyguları ve anı paylaşmak için olmalıdır. Dostlar ihtiyaç anında değil, istemediğiniz zamanda da yanınızda olmayı bilmelidir.. Dostlar siz hatırlamadan hatırlamayı da becerebilmelidir.. Siz unuttuğunuzda bile unutmayan olmalıdır. Bunlar çok mu oldu .. Olmaz, ben olamam mı diyorsunuz.. Eh ne yapalım.. Dostlar sağ olsun..

9 yorum:

Ρɑɓuç dedi ki...

amin

Volkan DENİZ dedi ki...

herkes sağolsun..
Kazanan dostluk olsun..

Pabuç dedi ki...

çok şükür bir yorumuma rasladım :P

Volkan DENİZ dedi ki...

yorum denirse :)

Pabuç dedi ki...

Haklısın ...( bak bunu bir daha demem ;) )

Kafamı toparladığım zaman yorum bırakırım inş :)

Pabuç dedi ki...

Hep arar dururuz bizi anlayan birileri, bilmeyiz bize bizi anlatacak yürekleri hatırlatacak kişileri aradığımızı...

Arar dururuz kendimize benzeyen kişileri bilmeyiz yanında gelişmeye talip kişileri aradığımızı...

Arar dururuz en iyi arkadaşı/dostu ama aramaya öyle odaklıyızdır ki yanımızdaki/karşımızdakini görmeyiz..

Arar dururuz ve bir dün karşılaşırız hiç ummadığımız zamanlarda hiç ummadığımız mekanlarda...

Dostlar/arkadaşlar hayat denen bu macerada bize adımlarımızın değerini hatırlatan ve iyiye doğru bizi hızlandıran kişilerdir..Biz bazen öyle olmadıklarından şüpheye düşsek de...

Ve iyi ki da vardır sizden bir şeyleri paylaşabildiğiniz kişiler(arkadaş ve dostlar)...

Anı değerli kılanlardır onlar..Yarınınızı düşünmeden bu gün yanında huzur bulabildiğiniz az rastlanır kişiler...

Ve muhakkak bir gün düşündüğünüz/düşlediğiniz kişilerle bir şekilde karşılaşırsınız yeter ki karşılaştığınızda bunun farkında olun..

Not :''Dostluk hayatı paylaşmak içi n değil duyguları ve anı paylaşmak için olmalıdır'' doğru ve güzel bir saptama :)Bu paragrafı çok daha fazla beğendim...

Selam ve dua ile..

Volkan DENİZ dedi ki...

Çok harika bir tamamlayıcı yorum olmuş, teşekkür ederim. İşte ben böyle yorum yapılıp, yazılan yazı tamamlanınca yazının gerçekten okunduğunu anlıyor ve karşımda tartışıp doğruyu bulabileceğim birilerinin olduğunu anlıyorum. Hani çok sıklıkla söylenen blog klasiği "yüreğine sağlık" lafına çok uygun açıklamışsın her şeyi.

Ben genelde son paragraflarda özetlerim ve vurucu cümlelerimi de o son paragrafta yazarım. Bilirim ki bizim millet ancak bir yazının önce ilk sonra da son paragrafını okur. Kitabın ilk önce son bölünün okuyanlar gibi.. :)
Sevgilerle...

Pabuç dedi ki...

yorum dediğin, samimi olduğu zaman güzel bence:)

Volkan DENİZ dedi ki...

Samimiyet her şeyde olmalı. Samimi olmayı beceremeyenler kendilerini de ifade edemezler. Zamanla samimiyetsizlikleri ortaya çıkar ve yok olur giderler..
Yani evet haklısın :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...