Sayfalar

24 Şubat 2011 Perşembe

Tekerrür etme artık tarih.. Biz nasılsa ders alamıyoruz..


Şu sıralar her telden bir şeyler okuyorum.. Tarih, siyaset, astronomi, bilim, din.. Karmakarışık bir durum anlayacağınız. Hepsinde ortak bir taraf var ama.. Birileri bir dönemden bahsederken o zamanki liderleri yerden yere vuruyor, diğerleri göklere çıkarıyor.. Mesela Osmanlı'nın son yıllarında en uzun tahtta kalmış padişah kim?.. II. Abdülhamit. İlginç adamdır, o kadar yıl hüküm sür sonra seni sürsünler, saray bozması bir köşkte çürümeye terk etsinler.. Sebep ne.. Kötü yönetim.. Kaç yıl sürmüş yönetim.. 33 yıl. Zaten ondan sonrada ayar tutmamış hiç..

Bu 33 yılda neler yapmamış ki.. Zaten o tahta geçtiğinde 20 yaşında olan bir vatandaş tahttan indiğinde 53 yaşında oluyor.. Yaşadığı gördüğü bildiği tek lider o olmuş. Elektriği getirmiş, otomobili getirip yollar yaptırmış.. Okullar açmış, Ziraat bankası onun zamanında açılmış, telgraf teşkilatını kurdurmuş.. Liste kabarık anlayacağınız.. Meşrutiyetin ilanı ile gelip ikinci meşrutiyetin ilanından 1 yıl sonra 31 Mart vakası ile gitmiş..  Peki bu adam bütün bunları hangi zamanlarında yapmış.. Çoğunu ilk yıllarında.. Kendi başınamı düşünmüş tüm bunları.. Kesinlikle hayır.. Çoğu İngiliz yardımı. İngilizler tüm bunları yaparken ülkeyi nasıl sömürmüşler bunu fark edebilmiş mi? Şimdi günahını almayalım.. Belki fark etmiştir ama önemsememiştir.. Nasıl olsa iş yapıyorlar çünkü mühim olan ülkenin refahı!!.. Peki o zamanda ülkeye giren İngiliz hakimiyeti bir daha çıkmışmı?? Artık buna da bir şey söylemeyeyim, etrafınıza biraz bakın isterseniz..

Abdülhamit'i anlatmak değil derdim.. Dedim ya başta; birileri yerden yere vururken, diğerleri neden hala göklere çıkarır.. Uzun dönem ülkenin başında kalanların sonuda hep mi aynı olur.. Ya sürgün yada idam..
Bu günlerde Kuzey Afrika'da olan olaylarında Abdülhamit döneminden çok farkı yoktur.. Bir adam aynı ülkeyi neredeyse kendini bildiğinden beri yönetirse artık o ülkeyi de, o ülkede yaşayan halkı da kendi malı gibi görmezmi.. Hatta ülkenin tüm mali kaynaklarını kendi kasasını doldurmak için değerlendirmezmi.. Bunun adı saltanat değilmi.. Sen kalk 30 küsür yıldan beri seni yöneten adama çılgın gibi destek ver %87 lik bir oyla başa geçir daha 5 yıl geçmeden isyan et.. Be Mübarek(!) Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demezlermi adama.. Alıştırmışsın adamı, şımartmış, bir taraflarını tavana vurdurmuşsun.. Al demişsin benim yularım bu, çek çekebildiğin tarafa.. Al bir de ülke, oyna oynadığın gibi.. Sonrada olmadı isyan edelim. Edin tabii, içine ettirdiğiniz ülkenin ancak sifonunu çektirirsiniz bu kafayla..

Mustafa Kemal Trablusgarp (Libya) cephesinde
Dönüyoruz Libya'ya durum bire bir aynı.. Genç bir yüzbaşı, çat birden Albay ardından bir darbe hop ülkenin başındasın.. Sonrada al sana bir halk.. İster öldür ister kullan.. Hepsi senin.. Çadırda yaşama ayağı ile halkı sürüm sürüm süründür.. Bunca yıl biat eden bir halk sonra birden ne olduysa kafasını kaldırıyor isyan ediyor, bunun karşılığında bombalanıyor, öldürülüyor. 41 yıl dile kolay neredeyse yarım yüzyıl, tek adam bu ülkeyi yönetiyor. Sen padişahmısın be adam demezlermi adama.. Bu kadar uzun kalıpta eceli ile tahttan inen kim var ki.. Birde hanedan hesabı oğullarını almışsın ülke yönetimine. Ama yazık.. tarih öğretememişsin. "Türklere de İtalyanlara da bırakmadık bu ülkeyi" deyiverdi. Bilemedi yavrucak.. daha küçük!!. Oysa O Türkler sizi yok olmaktan kurtarmıştı.. Ama serde var işte araplık, sırtından vurmak lazım zira.. Neyse oralara girmeyelim hiç...

Bu adam böyle bir dünyada 41 yıl hüküm sürmeyi  başarabiliyor.. Sonrada halk isyan etmişmiş. Yerim ben öyle halkı.. Arkadaş neredeydi sizin babalarınız ve hatta dedeleriniz.. Ama yıllar sonra biliyorum.. bu isyanlara kurban giden devrik liderler için de çok methiye düzülecek, övgüyle bahsedilecek. Şimdi herkes kellesini isterken gün gelecek her köşeye heykelleri dikilecek, dizi dizi gidip af dilenecek.. Mezarı türbe olacak.. Anma törenleri falan gidecek öyle. Kimi yazarlar icraatlarından bahsedip göklere çıkaracak, kimileri yazık oldu, birileri kışkırttı devrildi diyecek, kimileri de acımasız bir diktatördü diyecek.. Tarih yine ders alınması gereken bir tekerrürler zincirinden oluşacak..Sonra zamanın şartlarını ihmal edip bugüne göre değerlendireceğiz her şeyi. Yanlış yapanları baş tacı ederken, memleket hizmetine kendini adayıp hayatını bu uğurda verenler de yok olup gidecek o meşhur sarı ve tozlu sayfalarda.. Hatta gün gelecek bizi kurtarıp, medeniyet kazandıranları bile yargılasak mı diyeceğiz bilnçsizce.. Sonra durup yeniden bir lider arayışına girip dua edeceğiz "bu yüzyılda da bize nasip et Allah'ım" diye..

Kuzey Afrika Osmanlı hakimiyetinde iken de halk sefillik içinde idi.. Dünyada yada imparatorlukta neler olduğunun farkında bile olamıyorlardı.. Sonra girdiler emperyalist ülkelerin kontrolüne, bir nevi manda oluverdiler. Saltanatın 1922'de kaldırıldığını da sanırım yeni anlamaya başladılar. Yoksa başlarındaki adamlara bunca sefilliğe rağmen bu kadar katlanırlarmıydı... Ama şüpheniz olmasın hala içlerinde "padişahım çok yaşa" diyenler vardır. Bu adamlarda belki 80 yıl sonra tekrar o günlere dönmek adına yeni bir organizasyon kuracaklardır.. Nede olsa medeniyet denen şey bir anda kabullenilmiyor, tek dişi kalmış canavar zira...
Kızım sana anlattım ama gelin ne kadar anlarsa artık...

20 yorum:

Adsız dedi ki...

Ortadoğu’nun bir kamplaşmaya götürülmek istendiğine dikkat çekmek isterim. “Filistin’deki israile karşı cephe alması gereken Hamas-El-Fetih kamplaşması, öte yanda Şii-Sünni kamplaşması ve Türk-Kürt kamplaşması.

Volkan DENİZ dedi ki...

Bu dikkat çektiğin konuya birazda dikkat etmesi gerekenler dikkat etse..

Kamil Cengiz dedi ki...

Bugünkü tüm bu karışıklıkların büyük planın bir parçası olduğu artık net şekilde görünüyor. Görünmeyen ise milyonlarca insanı bugüne kadar susmuşken, birdenbire nasıl bir koordinasyonla harekete geçirebildikleri... Ve de hesaplarının gerçekten tutup tutmayacağı...

Volkan DENİZ dedi ki...

Tsunami dalgası karaya mutlaka ulaşır, Mühim olan vereceği zarardan en az şekilde kurtulabilme becerisi..

Adsız dedi ki...

şimdi isterik bir fahişeyi oynuyor zaman...
Sorunlarımız daha farklı ve köklü, jeopolitik özelliklerimiz var ama Suriyenin Esad´dan kurtulması söz konusu, sıra bize gelene kadar gece gündüz çalırak çogu Demokrasi adına ve sorun haline getirdiğimiz sorunlarımızın üstünden gelmeliyiz diye düşünüyorum.
Eğer kutuplaşmaya elverişli bir yapınız varsa gelir bunu yaparlar...
Bakın Dünyanın en büyük ordusunu (SSCB)tek kurşun attırmadan devirdiler ;)

Volkan DENİZ dedi ki...

Adsız arkadaşım güzel yazmışsın ama SSCB'yi devirmediler.. SSCB sintine boşalttı sadece.. Artık alacağı birşey kalmamış, kontrol de zorlaşmıştı. Dolayısı ile küçülmesi gerekiyordu.. Şu anki durumuna bakarsak zaten eskisinden daha güşlü geliyor gibi.. Bizdeki aynı durum değil. Bizim o tip bir şeyi yaşamamız yok olmamız demek.. Akıllı olup tuzağa düşmeyecek, oyuna gelmeyeceğiz. Biz kim ne derse desin kökleşmiş bir bütünüz.. Yorumunuz ve katkınız için teşekkür ederim..

Adsız dedi ki...

Yönetenler ve yönetilenler.Adama soruyorlar;İstiklal Marşı'nı kim yazmış?Cevap:Bilmiyorum.Peki 1 kıtasını okurmusunuz??Cevap:Bilmiyorumki....Bunu hadi bir yere kadar KABULLENELİM!!!!Ama vatandaşın biri benim oyum bilmem kiminkinden farklı olmalı deyince ayağa kalkanların düzeni değilmi bu düzen?Belki bana kızabilirsiniz ama gelin bir daha düşünün tarih gerçekten tekerrür ediyor ve bunu görmemek için kör olmak gerek hissetmemek için duygusuz olmak gerek.Kendimize gelelim GERÇEK DEMOKRASİ adına.Adem ÇELİK

Volkan DENİZ dedi ki...

Adem Bey, Evet tarih tekerrür etmekle kalmıyor şamar gibi vuruyor suratımıza ancak mesele bunu anlamak değil mesele tarihi tekrar tekrar yaşayacak durumlara düşmemek.. Gelişmek için önümüze baktığımız zaman o dediğiniz gerçek demokrasiye yanaşırız. Biz tarihten ders almayla aynını yaşamayı karıştırıp durmuşuz yüzyıllardır.. Saygılar..

Adsız dedi ki...

Volkan Bey, bu yaklaıımınız Sosyal Bilimlerde sosyolojiyi Barış Manço plağına benzetmek, matematikde
fasülye tanelerini saymak,fizikde ise hocam daha oraya gelmedik ayağına yatmaktır :)
Adsız.

Volkan DENİZ dedi ki...

Adsız;
Hangi yaklaşımdan bahsediyorsunuz?? daha açık yazsaydınız keşke .. Çünkü bir yaklaşımım falan yok oldukça netim.. Ayrıca sosyolojide Barış Manço hiçde fena olmazdı.. Bence o tip adamlar sosyolojik anlamdanda incelenmeli.. Matematik fasulye tanesi saymakla başlar bizde zaten toplum olarak henüz fasulye topluyoruz.. Fizkte; zaten o seviyeden daha ileri gidenler Türkiye'de yaşamıyor 70 yaşından sonra geliyorlar genelde ölmek için.. E hali ile benimde o tarz bir ayağa yatmış olabileceğimi düşünmeniz oldukça doğal :)

Kamil Cengiz dedi ki...

Şşşşt, ayrılın! :-)

Adsız dedi ki...

Yok canım daha neler şakalaşıyoruz hepsi bu,herkesin düşüncesine saygı duymalı :)
Adsız

Volkan DENİZ dedi ki...

Dimi yani Ertuğrul bey..:)

Adsız dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=8MAU5bIpD8A

Adsız

Volkan DENİZ dedi ki...

Adsız yada Ertuğrul, emin değilim ama herhalde osunuz.. Paylaşımınıza teşekkür ederim ama ben Ahmet Kaya dinlemem..

Adsız dedi ki...

Şaşardım zaten,ne tür müzik dinleriz pekii?
Adsız

Volkan DENİZ dedi ki...

Adsız;
Neye şaşardınız anlamadım. Her türlü müziği dinlerim.. Müziği kulağımı tırmalamasın yeter

Adsız dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=figqBDE1tqc
Adsız

Volkan DENİZ dedi ki...

Adsız;
Seni çok iyi anlıyorum.... Teşekkürler..

Volkan DENİZ dedi ki...

Güzel müzik :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...