Gecem karanlık..Üstüm başım açık..Biraz beyaz peynir bir dublede rakı..Birazda beyaz leblebi..Ne yaparsın öyle öğrenmişiz atalarımızdan..Hepsi bu..Ayazda kalmışım biraz, boğazımda yanma..Ama inanıyorum, bu beyaz suyun şifa vereceğine..Öylede oluyor sanki zamanı yedikçe.....
Geçti gitti hepsi, artık ufaktan sıkılıyorum kendimden..Atıyorum kendimi uyumayan şehrin koynuna..Her yerde bir melodi, her yerde bir sarhoşluk, her yerde bir yaşanmışlık... hayatın girdaplarında...
Üşüyorum ama titremiyorum, kar yağsın istiyorum. Bembeyaz olsun her taraf, arınsın mikroplarından..
Özlüyorum ceylan bakışlımı, görmek istiyorum gözlerinde, gördüğüm her kadının..Bakışlar çok boş.
Havamda değilim, gelmiyor içimden halaya katılmak..Ama içerdeyim artık..Masam çok kalabalık...
Boşvermişim herşeyi, bulmasamda olur kendimi...Kalkıyorum tekrar dönüyorum.
sabah oluyor güneş görünmüyor ama hissettiriyor kendini hava kapalıda olsa..
Bitmiş , devirmişiz koca yılı.. yeni bir yıla giriyoruz sessizce sokaklarda kediler ve ben..
Oturuyorum bir kenarda..sigaramın giden dumanlarına bakarak hazırlıyorum kendimi geçecek günlere
Bakıyorum yine vitrinlerdeki süslü "mutlu yıllar" yazılarına...
Veriyorum, sokakta bir köşede uzanmış adama, cebimdeki herşeyimi..Yavaşça sokulup.."Yeni yılın kutlu olsun" diyorum..Oda usulca elimi sıkıp "Olsun bakalım" diyor bana..
Dönüyorum evime...masa bıraktığım gibi..oturuyorum... televizyon açık.. dinliyorum Farid Farjad...
Uzanıyorum... karşılıyorum sokaktaki çığlıklarla, hayatımı yeniden şekillendireceğim taze yılı...
Geçen yıllar olmasa da bu yıl mutlu olsun kutlu olsun diyerek sızıyorum....Bir yıl daha yaşlanmışlığın verdiği buruklukla rüyalarımda buluyorum onu...
Tüm yıllar güzeldi ama hepside yaşandı ve bitti...
Bu en güzeli olsun...
Yeni yıl kutlu olsun...