Sayfalar

7 Mart 2012 Çarşamba

Gülümseyen ayna...

Şimdi sizinle küçük bir deneme yapmak istiyorum. Belki daha önce deneyen yada düşünen de olmuştur. Hiç bir fikrim yok. Traş olurken geldi aklıma. Sonra birkaç gün daha üstünde çalıştım ve bir sonuca ulaştım. O sonucu sizinle paylaşmadan önce yapmanızı istediğim şeyler var ama..

Hazır mısınız?

Öncelikle evinizde bir boy aynası olmalı. Yarım boy da olabilir. Boydan olsa daha iyi olur ama yoksa da yapacak bir şey yok.

Oturduğunuz yerde canınızı sıkacak bir konuyu ya da birini düşünmeye başlayın. (çok zor olmasa gerek) Düşündükçe canınızın sıkıntısı artacak, yüzünüz düşmeye başlayacaktır.
Suratınızın halini hiç bozmadan, oturduğunuz yerden kalkın ve aynanın karşısına gidin. Gülümseyerek bakın aynaya. Gülümseyen yansımanızı görün mutlaka. Sonra gidin aynı yere oturun ve az önce düşündüklerinizi düşünmeye devam edin. Kısa bir müddet sonra, tekrar aynanın karşısına giderek gülümseyerek bakın ve gene yerinize oturun.

Neler değişti?

Şimdi bir de tam tersini yapalım. Kendinizi eğlenceli ortamlarda düşünün veya mutlu bir anınızda deneyin. Aynanın karşısına geçin ve asık suratlı halinize bakın. Bir defa yeterli bunun için.

Denediniz mi?

Deneyin ve sonuçlarını paylaşın.

Göreceksiniz ki...

İlk durumda aynaya gülümseyerek baktıkça düşündüğünüz tüm olumsuzlukların içinde olumlu taraflar da olabileceğini görmeye başlayacaksınız. Nefret ettiğinizi düşündüğünüz kişilerin aslında nefret edilecek değil yanlış anlaşılmış kişiler olduğunu ve çok kızdığınız olayları aslında çok abarttığınızı anlamaya başlayacaksınız. Hayatın içinde ki gülümseyen tarafınızı gördükçe sizde onunla beraber gülümseyeceksiniz.

Çok mutlu olduğunuz zamanlar da içinizdeki kötülüğü gördükçe mutluluğunuzu gölgeleyeceksiniz. Ama mutluluktan çok daha hızlı sıyrılacaksınız. Hani derler ya "çok güldük, bunun sonu ağlamak" diye. Bu laf hangi ortamda ne zaman söylense kahkahalar yavaş yavaş kaybolur gider. Mutlaka bir densiz mutluluğun sonuna bir huzursuzluk sokuverir çünkü..

Mutlu olmak da hüzünlenerek yaşamak da bize aynadaki yansımamız kadar yakın aslında. Hüznü huzura çevirmek için sadece hissetmek yeterli değildir. Görmek gerekir gülümseyen tarafı. Hissetmek gerekir gülerken yayılan enerjiyi. Hayat zaten iki duygu arasında verilen kararların bir sonucu değil midir...

Huzurlu ve mutlu günlere...

7 yorum:

Pabuç dedi ki...

Aynada kendini görmek istemeyen bir gurup var onlar ne yapsın :)

Volkan DENİZ dedi ki...

Aynaya bakınca görmek istediklerini görsünler.
O da olmaz dersen yan baksınlar...
O da olmazsa, sürüklensinler duygularının götürdüğü köşelere.. :)

N.Narda dedi ki...

Önerdiğin deneyin ilk adımından sonrasını yapamadığımı itiraf ediyorum,zira düşündükçe içinden çıkamadığım çok sorun,çok kötü şey var. Benim çıkış yolum hiç düşünmemek.En azından bu aralar böyle.

Volkan DENİZ dedi ki...

Sevgili Narda, biraz zorlayıp deneseydin belkide içinden çıkamadığın şeylerin aslında içinde olmadığını fark ederdin.. Belki.. :)

N.Narda dedi ki...

Sakin bir anda tekrar deneyeceğime söz.Unutmamak için not bile aldım:)

BuRCu dedi ki...

Arkadaşlarıma aynaya benim için gülümse ve bunu yaparken gerçekten karşında olduğumu hisset dediğim çok olmuştur :) Özellikle destek olmam gerektiğinde yanında olamadıklarıma...

Sevgiler, selamlar ;)

İpek dedi ki...

zaten nedense hep mutsuz olmak çok kolaydır ama mutluluğa ulaşmak çok zordur...halbuki asıl olan mutluluğu farkedebilmektir..nedense kendimizi zorla mutsuzluğa sürükleriz ister istemez...acı çekmek hoşumuza gider gibi:) hatta ben bazen çok mutlu olduğumda kendimden şüphelenip aklıma kötü şeyler getiririm niye mutluyumki bu kadar diye kesin kötü bi şey olacakmış gibi..o kdar uzağız mutluluğa aslında..herşeyin hep olumsuz yerinden bakmayı kendimize şart koşmuşuz.halbuki mutluluk hep yanıbaşımızdadır asıl olan yanıbaşımızdaki mutluluğu farkedip gülümsemeyi bilmektir..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...