Sayfalar

2 Ağustos 2011 Salı

Yaşamaksa hayat...

Bir çocuk olmak, bir yetişkin. Bir de bakmak ama görememek. Bir an için aldanmak. Sevmek sonra bıkmak. Aşka düşüp ağlamak, adettendir ağlamazsa olmaz diye ağlamak. Müzikle coşmak, film seyredip ağlamak. Güneşi görmeye çalışmak. En çok da gün doğumunu merak etmek. Görünce de burun kıvırmak. Okumak yıllarca, okul bitince işsizlikten kurumak. Mutlu olmak için uğraşmak ama nedensiz hep işin kolayına kaçıp karamsarlığı bir halt sanmak. Kilise duvarı gibi oturunca "cool" olduğunu sanmak. Gülümsemenin, arada manasız da olsa, sadece eksik akıllılara has olduğunu sanmak... :/

Ağlayarak doğmak. Ağladığı an herkesi güldürmek. Hemde en derin yerlerinden güldürmek. Büyüdükçe ağlatmak zamanla yaptığı her iyi şey ile. Attığı ilk adım ile, başardığı ilk iş ile, aldığı ilk karne ile...

Yaşadığı her anı, anı olarak saklamak. Sonra da o anlarını hatırlayıp buğulanmak. Geçmişi hep güzel hatırlamak. Geleceğe korkarak bakmak. Anın değerini ancak geçince kavramak...

Hayatın anlamını soranlara, anlamsız ve boş gözlerle bakmak. Alengirli bir cümle kurmaya çalışıp olduğu gibi saçmalamak... Hayatın anlamını anlayamadığını kendine itiraf edecek gücünün olmadığını anlayamamış olmak.

Hayat ve anlamı üzerine yazdık, konuştuk, anlattık. Cevap işte bu kadar basit. Hayat yaşanabildiği kadar hissettirir güzel tarafını yoksa bir kaç maddeden öte gitmeyen bir sıralamadır. Başlar, gelişir ve biter. Bazen de başlar ve biter. Arayı dolduranlar, kalan boşlukları miras bırakırlar yada boşluk bırakamayanlar, hayatın içinde bir iz bile bırakamadan yok olurlar...

Hayatı çok abartmadan, çok bunaltmadan, sunduklarını reddetmeden, güzelliklerine dokunarak, samimiyetten korkmayarak ve ne bileyim hayatın içinde olarak. Hemde hiç korkmadan ve planlamadan. Yaşamak özgürce, yaşamak olabildiğince ve yaşamak hep birlikte ama birbirimizi fark ederek.

Sevmesek de sayarak. Gülemesek de, gülenlere bakıp gülmeye çalışarak. Gerektiğinde ağlamayı da bilerek. Bazen bir dost eli olarak, bazen uzanan ellere tutunarak. Bir amaç peşinde çürümemek ama amaçsız ve hedefsiz de yaşamadan, hayal kurup onları canlandırarak. Hayatın ucundan yakalayıp, bırakmamak... Yaşamak işte böylece, sınırsız olmasa da özgürlüğümüzü hissederek...

7 yorum:

Kamil Cengiz dedi ki...

"Hayat yaşanabildiği kadar hissettirir güzel tarafını yoksa bir kaç maddeden öte gitmeyen bir sıralamadır."
Bütün içtenliğimle söylüyorum çok çok güzel bir cümle. Bu ne tesadüftür ki; Dostluk ve hayata ilişkin benzer yazılar yazmışız bu gece. Yazını çok beğendim dostum...

Volkan DENİZ dedi ki...

Sağol dostum.
Dostluklar ve ilişkiler hayatın içinde en acı verir şekliyle yaşandıkça daha çok yazarız. :)

BuRCu dedi ki...

Yazının hepsini okuyup yine bir yerine daha çok takıldım, bu sefer ne demek istediğini çıkaramadım. Kilise duvarı gibi oturmak, nasıl oluyor?

Hayat üzerine ne kadar konuşsak da, ne kadar dolu ya da boş yaşasak da 'başlar ve biter' kısmı hepimiz için geçerli tek ortak nokta değil mi zaten. Başladı ve bitecek... Bittikten sonra arada geçenlerin ne önemi kalacak ki dersem şaşırır mısın bilmem; ama ben kendime şaşırırım :) Ne dediğimle ne demek istediğim arasındaki farkın farkındayım; açıklayamamaktan dolayı üstünü kapatayım. Çok ayıp bu yaptığım, biliyorum :)

Hakkında kısmındaki kısa ve öz bilgiye yaraşır bir yazı olmuş. Sevgiler...

Volkan DENİZ dedi ki...

Takıldığın ayrıntıyı anlıyorum :) Biraz argo, deyim karışımı bir laftır o. Duvarlar soğuk ve sabittir. Hele ki bu duvarlar içerdeki insanların hep ciddi olmasını sağlamak için yapılmışlarsa. Bir de mahkeme duvarı gibi surat vardır. Onun durumu da aynı. Bu duvarların suçu mudur. Değildir elbette ama mesele duvar değil duvarın içinin yansımasıdır. Umarım anlatabilmişimdir :)
Bitenlerden sonra, yaşanan neyin anlamı kalır ki. Ama biten hayatın arkasından bırakılan izlerde vardır be Burcu.
Sen dert etme ben senin ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. Hayat işte karmaşık duygular örgüsü, çöz çözebilirsen..
Sevgiler, teşekkürler...

BuRCu dedi ki...

Anlatabildin de ben ne kadar anlayabildim acaba :) Mahkeme duvarı gibi surat biraz daha açıklayıcı oldu bir şeyler canlandı aklımda :) Teşekkür ederim açıklama için.

Bittikten sonra bırakılan izler elbette önemli. Diğer yandan giden için olay bitmiş oluyor. Yok, bu konunun üzerine gitsem de şimdi açıklayamayacağımı biliyorum. Sen anladıysan o şekil kalsın :) Gerçekten de çöz çözebilirsen durumları...

Yaşamak güzel.

Volkan DENİZ dedi ki...

Haklısın Burcu. Yaşamak güzel. En azından ikimizde bunu anlamışsak gerisini boş ver. Hayat yaşamaksa yaşayalım o zaman.. :)

Gelibolu17 dedi ki...

http://gelibolu17-midedenkalbe.blogspot.com/2011/07/cig-kofte-yaptm-hmmm-nefis-oldu.html tarif burda lütfen burdan buyrun :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...