Sayfalar

29 Ocak 2011 Cumartesi

Burası Türkiye...

Umudum kalmadı, bir şeylerin düzeleceğinden. Umudum kalmadı gelecek günlerin berraklığından..
Bana kızıyorsunuz bazen çok karamsar yazılar yazıyorsun diye.. Ama gerçekten ne zaman kafamı çıkarsam, ne zaman güzel memleketimin bir köşesinde bir şeyler yapmak istesem, hep bir bunalımla yada sinirle sonlandırıyorum.. Gerçi sonrasında da gülüp geçiyorum, yada o bildik cümleyi söylüyorum.. "Burası Türkiye..."

Ama artık kabullenemiyorum.. Evet Burası Türkiye.. Belkide dünyanın en güzel topraklarına sahip bir ülke. Dünyanın sahip olmak için yanıp kavrulduğu, dört mevsimin yaşandığı yegane ülkelerden biri.. Her yanından tarih fışkıran, üzerinde yüzlerce medeniyetin yaşadığı, inanılmaz bir kültür yoğunlaşmasının olduğu tek ülke.. Stratejik konumundan bahsetmeye sanırım gerek yok.. Bilenler bilir, bilmeyenlere bir ara anlatırım...
Kabullenemiyorum, bu güzelliklerin yeteneksiz yöneticilerce insanlara sunulmasını.. Kabullenemiyorum, sadece para kazanma adına her köşe başının iki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan insanlar tarafından kapılmış olmasını...Kabullenemiyorum, karşılaşılan problemlerin çözümü için şikayetçi olduğumuz insanların pişkinliğini.. Kabullenemiyorum, kendi memleketimde beni soymak için kurulan federasyonları.. Kabullenemiyorum, her türlü organizasyonun sonunda mutsuz olmayı.. Kabullenemiyorum, turistik tesislerin patronlarının gözünün, gelen müşterilerin cebinde olmasını.. Kabullenemiyorum, beyinsiz patronların, iş bilen, işin mektebinde okumuş insanları sömürmesini.... Kabullenemiyorum kendi memleketimde sömürülmeyi....

Şimdi sormak istiyorum.. Bütün bunları sadece ben yaşamıyorum, sadece ben görmüyorum.. Maalesef, tepki gösterenleri göremiyorum benden başka.. Neden alışıyoruz yada kabulleniyoruz yanlışlıkları?.. Neden "Burası Türkiye" anlayışından vazgeçmek için uğraşmıyoruz?.. Neden bu kadar teslimiyetçiyiz?.. Neden yanlış olan insanları büyük bir ısrarla başımızda görmek istiyoruz?.. Neden işin doğrusunu öğrenmiyoruz?. Neden sorgulamıyoruz?... Neden hesap sormuyoruz?.. Neden bizi kazıklamaya çalışanlara, hiç sorgulamadan "hazırım hadi" diyoruz.. Neden? Neden?  Neden?...

Aslında bunların hepsinin cevabını ben biliyorum da ... Merak ediyorum siz biliyor musunuz.. Yada ne düşünüyorsunuz.....
Yarınların güzel olmasını istiyorsanız sıkıntılarınızı arkadaş ortamlarında dile getirmekten vazgeçin.. Sıkıntı yaratan insanlara hesap sorun.. Sizi ciddiye almasalar da....

12 yorum:

Kamil Cengiz dedi ki...

Oooo hoş gelmişsiniz... Nerelerdeydiniz bir haftadan beri? Geliyorum gidiyorum "Zabit Talimgahı" Neyse... Yaz kardeşim yaz, her yazıdan alınacak bir şeyler mutlaka vardır...

Volkan DENİZ dedi ki...

:) Haklısın biraz uzak kaldım bir hafta kadar.. Ama döndüm, özledim be... Bir şey almaya gerek yok, okuyup okutabilelim yeter..

kumsal dedi ki...

Hoşgeldiniz,belliki yazmadıgınız 1 hafta boyunca gidip görmüş incelemiş ve biriktirmişsiniz.önumüzde ki günler de dolu dolu yazılar olacagının habercisi olmuş bugun kü yazınız..evet ne yazık ki yaptıgımız sohbetlerin sonunn da hep bir agızdan ''burası türkiye''deyip geceriz.tbrkler..

Adsız dedi ki...

o mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırdık.demir topal...

Adsız dedi ki...

Demekki siz Dünyalı degil bilakis Türkiyelisiniz.

Volkan DENİZ dedi ki...

Elbette önce Türkiye sonra dünyalıyım.. yoksa siz sadece dünyalı olduğunuzumu sanıyorsunuz..

Adsız dedi ki...

Cünki sizin bahsettiginiz, Türkiyenin degil, bilakis insanlıgın sorunlarıdır., yani hepimizi ilgilendiren hassas Konu, Bilgi ve Sentez gücüne dayanan ve en önemlisi Konu hakkında güvenilmesi gereken insanların olmaz ise olmazların büyük Rol oynadıgı, bilgi kaynagı güclü degerlerin sahip oldugu ve sıradan Makale yazarlarının yoklugunu hissetmettigimiz hele hele hiç hissetmedigimiz,aşılması Toplum adına zorunlu sosyalitedir.

Volkan DENİZ dedi ki...

evet aynen öyledir.. Bunun içinde sadece makale yazanların değil toplum içinde yaşayan herkesin yapabileceği bir şeyler vardır.. Ne kadar sıradan olurlarsa olsunlar... Sıradanlık sizin benim verebileceğm bir karar değildir ayrıca.. Büyük adam dedikleriniz bazen en sıradan adamdan daha saçma görüş belirtebilir... Sıradanları değil çok bilenleri iyi anlayabilmek gerekir yoksa toplum olarak çok büyük yanlışa gireriz..

Adsız dedi ki...

Evet, Hitlerin pesinden kosan yiginlar gibi,harika yazmissin.

Volkan DENİZ dedi ki...

Hitler ne belirgin olanı.. Daha ne örnekler var farkedtirmeden toplumları felekete sürükleyen.. Bakınız son zamanlardaki gelişmelere.. Mısır mesela.. Teşekkürler..

Adsız dedi ki...

Mısır degil, Ortadogu sorunu.
Demokrasiyi çıkarları istikametinde yönlendiren Amerika ve Avrupa.

islam ülkelerini kendi güvenligi yönünde insale eden israil...

ince oyunlar bunlar, belirgin bir durum sadece görsel.

Volkan DENİZ dedi ki...

Ortadoğu değilki sadece.. Bildik bir politikadır.. Önce sorun çıkar, sonra huzursuzluk.. Al sana bahane, dal şimdi balıklama ülkenin iç işlerine ve en son hamle ele geçir her yanını, demokrasi getireceğim ayağı ile.. Demokrasiyi almışlar tekellerine nasıl isterlerse öyle algılamamızı istiyorlar.. Yersen diye.. Yiyoruz ama maalesef....

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...