Sayfalar

1 Şubat 2012 Çarşamba

Son tren...

Hadi hayırlısı. Haydarpaşa açığa çıktı. Ne yapıp edip kapattılar. Yandı olmadı. Çatladı olmadı. Bir daha yandı gene olmadı. E ne yapmak lazım o zaman. Tabii ki kapatmak lazım. Bahanesi de çok zor olmasa gerek. Yeni yol yapmak için. Hızlı tren yapıp çağa ayak uydurmak için... Hemde iki yıl. Biz iki gün öncesini hatırlayamayan millet iki yıl sonra hatırlarmıyız böyle bir garın varlığını acaba?

Önce zihniyetlerin çağdaşlaşması gerekir ama bunu bilen var mı ki. Dünyanın neresinde görülmüş böyle bir şey. Gerçi dünyadan bize ne. Biz başka ülkeyiz orası tamam ama bazen de bakmak lazım etrafa. İstanbul değerli bir şehirdir. Bu değerleri içinde yaşayan insanlarla değil, tarihiyle, duruşuyla ve tarihi dokusuyla oluşmuştur. Dünya şehridir. Yaşayan herkesin bunu bilerek yaşaması gerekir. Bilmeli ve hak etmelidirler adam gibi yaşamayı. Birileri canı isteyecek yolu kapatacak, sudan bahanelerle köprüyü kapatacak olmadı en önemli ulaşım aracını ortadan kaldıracak. Olmaz be olamaz. Bu şehrin binaları ve içinde barındırdıkları anlık ihtiyaçlara kurban edilemez. Bir iş başka değerler yıkılarak, insanlar mağdur edilerek yapılamaz. Böyle bir işe ne gereksinim ne de çağdaşlaşma denemez... Hiç bir topluma da yakışmaz. Bu düpedüz hakaret demektir...

Kentsel dönüşüm diyerek her tarafları birilerine peşkeş çektiniz hiç laf ettik mi. Etmeyizde. Şehir yenilensin, eski binalar yenilensin tamam dedik. Ama dünyanın göz koyduğu Haydarpaşa garını bu şekilde tahliye etmek çok mantıklı gelmedi. Durup dururken komplo teorileri üretmek istemiyorum ama durmuyor arkadaş. Zihnimde canlanan işgüzar adamların iş bilmez kişilerle yaptıkları pazarlıklar beni tetikliyor işte. Aldığım pis kokular ister istemez midemi bulandırıyor.

Bakıyorum herkes hüzünlenmiş, çalışanlar ağlamaklı. Duygusal bir heyecanla yolluyoruz son treni. Bir daha geri gelmeyecek son treni. Anadolu bağı koparılıp atılıyor bir çırpıda. Umut şehri İstanbul can damarlarından birini kaybediyor. Tamam yenilensin, gelişsin hızlı trenler de olsun ama bu işler hat kapatılarak olmaz. Olmamalı. Nasıl olmalı gerektiğini de ben söylemeyim. Bu iş için çalışan yüzlerce insan var. Bulmalılar bir çözüm. Eminim ki başka yolu da vardı ama. Olmaz. Önce kapat, sonra unutttur ve en sonunda bir bakmışıız. Haydarpaşa oluvermiş bir Fransız oteli... Ya da......

Lütfen bu sefer haksız çıkmak istiyorum... Lütfen...

2 yorum:

Gelibolu17 dedi ki...

Otel olacakmış diyolar :(

Volkan DENİZ dedi ki...

@gelibolu;
Evet maalesef. Üretemeyen toplumlar tarihin onlara hediye ettiği değerleri pazarlarlar.. Tıpkı bizim topraklarımızı betonlaştırıp, tüm tarihi eserlerimizi otel yaptığımız gibi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...