Sayfalar

16 Şubat 2012 Perşembe

Geç olsun...

Biliyorum geç kaldım. Aşk şarkılarını paylaşamadım sizinle. Aşk nameleri yazamadım. Aşk haberleri verip aşıkları anlatamadım. Sevgili olamadım. Aşık ta olamadım. Aşka da düşmedim ve hatta hiç düşmedim. Bir gün için on gün hesap yapamadım. Ne yaptıysam kendi isteğimle, istediğim an yaptım. Aleni yaşayamadım hiç birini. Dayatılan günlere mahkum olmadım. Ama yinede biliyorum geç kaldım. Anlamını anlatamadım. Hissettiremedim heyecanını. Geçmiş oldum, geçen günlerin götürdüğü anlamlarda anlamsızlaştım...

Her neyse işte.

Kapitalizmin uşağı olmayalım derken, ne varsa elde avuçta hepsini kaybedecek gibiyiz. Bahane güzel ve hatta bayaa da idealist ama.. Maksat hediyeyi geçiştirmek olunca komik hikayelere de gebe olmaya başlayacak gibi. "Aslında hediye vermek te almak ta bizim kültürümüzde yok" diyenler bile var. Ne kültürmüş be arkadaş. Kutlama yapmaya kalkarsın kültüründe olmadığından yan yan bakarlar. Eğlence yapmaya kalkarsın kültürümüzde yok diye eleştirirler. Ne zaman hep birlikte bir şey yapmaya kalksan kültür meselesi ile karşılaşırsın. Peki kültürümüzde ne olduğunu bilen varmı. Saydıklarınızı buralardan duyuyorum ama onlar sizin kendi yöresel kültürleriniz. Aslında kültürde değil alışkanlıklar. Bir şeylerin kültür olarak yerleşebilmesi için yüzyıllar geçmesi gerekir. Dedemler böyle yapıyormuş denen şeyler kültür olmaz. Kimbilir belki şimdi kültürümüzde var dediğiniz şeyler de zamanın para babaları tarafından ortaya atılmış dayatmalardır. Tıpkı bugünlerdeki günler gibi.

Bu kadar zor mu ki. İçinden geldiği gibi yaşayıp, hissettiklerini paylaşmak. Bu kadar zormu korkmadan toplum içinde başka adam olmak. Hep "konu komşu ne der" demek şartmı ki. Hep büyüklerimizin yolundan gitmek mi gerek. Dinleyip anlamak yerine hep boyun eğmek mi çok doğru. E o zaman hep boyun eğeceksen. O zaman neden bu isyanlar ve bu isyancılara hak vermeler. İçimizdeki gizli asi ruh mu? Yanlış olan ortama uymaksa, doğru olan ortamın dışında hareket etmek mi?

Yok sorgulamıycam bu sefer. Sadece bir şeye karşı duruyorsan, duruşunu bozmadan haklılığını da ortaya koymalı ve sadece bir tek konuyla değil hepsiyle birden bir duruş göstermelisin diyeceğim. Hatta aslında geç kalmadın, içinden geliyorsa, tarihin de, günün de, zamanın da bir anlamı yok diyeceğim. Geçsin gitsin zaman, sen içinde bulunduğun anı yaşa, yaşat... Varsın geç olsun...

7 yorum:

Pabuç dedi ki...

Ne dedim ne dediin:)

Özel gün ve gecelerle pek haşır neşir olamadım.Dayatma gibi geliyor bana...Sizler hey siz insancıklar şu tarihte annenize babanıza sevgilinize hediye alacaksınız.Üstelik aldığınız hediyeler normal günlerden 2-3 bilemedin 4 kat daha pahalı olacak.Hatta hediyeleri de biz belirleyecez.Tek taş olacak gülden başka çiçek olmayacak..v.b.........

Neyse bir post yazı girmeyeyim;ben 365 günün her hangi bir günü sevdiğime küçük süslü bir nota sevdiğimi yazmayı, dostlarıma ufak hediyeler alıp onları mutlu etmeyi ,annemi babamı özeldiğim/özledikleri zaman aramayı daha çok seviyorum.Hatta hediye alamadığım zaman sevgimi söylemenin yeterli olduğu anları çok seviyorum.He özel günlerde de kutlamasama da sevgimi söylemeyecem diye de inant etmiyorum ama ben zorlama olan hiç bir şeyi sevmiyorum sadece..

bin tane hatalı cümle kurmuş olabilirim yukarıda ,yorumu sadece yazdım okumadım da...

Mesela ,blog ve bloggerlere değer verdiğinizi gösterin günü yok ama ben senin bloguna/yazılarına da değer veriyorum, bak ne güzel günü yok ama söylüyorum...Peki sana da güzel/doğru düşüncelerinden dolayı değer veriyorum:)

Huzurla ve hep başarıyla kal...

Gelibolu17 dedi ki...

"Sadece bir şeye karşı duruyorsan, duruşunu bozmadan haklılığını da ortaya koymalı ve sadece bir tek konuyla değil hepsiyle birden bir duruş göstermelisin diyeceğim. Hatta aslında geç kalmadın, içinden geliyorsa, tarihin de, günün de, zamanın da bir anlamı yok diyeceğim. Geçsin gitsin zaman, sen içinde bulunduğun anı yaşa, yaşat... Varsın geç olsun... "

SEvgi bir tek güne sığdırılamaz bir tek günle sınırlandırılamaz bana göre,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,güzel bir yazı okuttuğun için teşekkür ederim :)
selamlar

N.Narda dedi ki...

Hayır, sıra işi olmamalı insan, yani her insan buna müsait değil,sen de onlardan birisin sanırsam:) Farklı olanlar,"gelenek,toplumsal geçerlilik" diye dayatılan "insanı,isteklerini,istediği gibi yaşamasını men eden" şeyleri kaale almamalı. Ki bu farklı olmak negatif -kibirlilik anlamında değil kesinlikle. Uzun meseleler,anladın sen bunu :)Yaşasın toplumun kısıtlayan-acıtan baskıcılığından uzak yaşamak,yaşasın özgürlük ...Yaşasın "kendin gibi" yaşamak için dirayet göstermek...

Volkan DENİZ dedi ki...

@pabuç,
Aynen senin söylediklerini dedim. Dayatmalara hayır ama paylaşımlara ve hediye almaya her zaman yol verelim deidim. Sonra bide dedimki.. Bu işleri yaparken içimizden geldiği gibi davranalım. İyi demiş miyim? :)

Verdiğin değerlere layık olmaya çalışacağım ama çok iddialı da olamayacağım. içimden gelenler bazen takdire şayan olmayabilir çünkü.. :)

Sen de her zaman huzurlu ol ve başarılara koş...

Volkan DENİZ dedi ki...

@gelibolu 17;
Ah o duruş yokmu o duruş. Bir becerebilsek. Bak nasıl bir memleket oluyoruz.
Anı yaşatmanın önemini kavradığımız anda yaşadığımızı da anlıyoruz. Gerçekten mühim olan o anın değerini bilebilmek...

Ben teşekkür ederim, selamlar, sevgiler...

Volkan DENİZ dedi ki...

@N. Narda;
Yok sevgili Narda sıra adamı olamadım hiç bir zaman. Farklılık konusunda ne güzel bir tanımlama yapmışsın. "negatif-kibirlilik". İşte mesele de bu zaten. Farklılık için farklı olmaya çalışmak olmaz. Hissettiklerin senin farklı olmanı sağlar zaten. Ama farklı bakanlara saygı duymayı ve anlamayı da becerebilmek gerekir tabii.. Yoksa farklılık bir meziyet değil.

Yaşasın özgür yaşayamasak da özgür hissedebilmek. Yaşasın birbirini anlayan herkes... :)

Sevgiler...

Pabuç dedi ki...

Takdire şayan olmayanları zorla takdir edecek değiliz kafana göre takıl yeter .Biz bizim gibi olmayan ya da onaylamadığımız düşüncelere de saygı duyabilmeyi biliriz ;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...