Sayfalar

16 Eylül 2011 Cuma

Güçlü olanların dünyası...

10 bin yıl önceye, yok olmadı 20 bin yıl önceye gidelim. Gidelim ama her şey bugünkü gibi. Teknoloji, binalar, yapılar, aklınıza gelen her şey. Ama yönetim şekli o günkü gibi. Kural yok, güçlü olan kazanıyor. Para da yok, takas yapıyoruz. Ülke diye bir şey de yok dolayısı ile sınırlar da. Kimi insan puta tapıyor, kimi güneşe kimi aya. Bir yaradan var diye bilen de pek yok. Ama var bir inanış... Canlandı mı gözünüzde..?  :)

İnanın bana. Bugünkü kadar savaş, bugünkü kadar kıskançlık ve bugünkü kadar kuralsızlık olmazdı. Bir tek derdimiz olurdu oda karnımızı doyurmak. Sakın olaya sadece dini pencereden bakarak bana saldırmayın. Vermeye çalıştığım şey bambaşka. Lütfen biraz hayal gücü.

Düşünsenize... Gerçekten, güçlü ve akıllı olanlar yönetecek toplulukları. Savaşılacaksa en önde olacaklar. İlk onlar üstlenecek her türlü sorumluluğu. Kimse kimsenin piyonu olamayacak. Kimse kimseyi ezmek için uğraşmayacak.

Hani var ya bir farkımız hayvandan. Düşünme gücü. Hayvandan ayrıldığımız tek farklılığımız. Düşünemiyorsak hayvanız yani. Ama düşünmeyen, sadece beslenen, yada beslendiğini zanneden, karın tokluğuna yaşayan binlerce ve hatta milyonlarca insan var. Biraz ayıp olmuyor mu. Olmaz olur mu, hemde ne ayıp oluyor ama kime ne ki bu ayıptan. Fırsat eşitliği olmayan ülkede ayıptan söz edilemez. O da çalışsın kazansın, kıskanmasın..

Düşünün asker de yok polis te. Zaten istenen de bu değil mi. Askeri de polisi de seven, saygı duyan kaldı mı ki.. Herkes kendi emniyetini alsın işte. Alamazsa birlik oluştursun..

Zor geldi dimi. Evet kafanızdan geçen kargaşayı da karmakarışık ortamları da görüyorum çok net. Bir çoğunuz yok daha neler diyor hissediyorum. Ama biraz daha hayal gücü lütfen. Biraz daha geniş açı...

Dünyanın uğraştığı sorunlara bir bakın. Nereye ulaşmaya çalışıyoruz. Hiç... evet hiç bir yere. Birilerinin egosu tatmin olacak diye var gücümüzle uğraşıyoruz. Kim o birileri...? Kaldırın kafanızı açın gözlerinizi aklınıza ilk gelen ülke ve lider kim? :) Hah işte o... Hepimiz kendi tatminsizliğimizi dert etmeyi bırakmışız birilerinin eteğini çekiştiriyoruz. Bizi de alsın kucağına diye... Bekleyin canım aceleye ne gerek var. Elbet bizimde sıramız gelince oturacağız o kucağa.

İşte o hayvandan ayıran özellik olmazsa, onu değerlendirmeyi bilmezsen. O zaman git kardeşim milattan önce bilmem kaç yılına. Belki sana uyan şeyler oralarda duruyordur hala. O zaman senin zamanındır. Daha mutlu olacaksındır belki. Ne gerek var hukuk kuralları, ahlak kuralları, toplumsal değerlere falan. Yaşa işte nasıl istiyorsan. Ama bugün bu ortamda, hala paylaşmayı öğrenememişsek, hala önümüzdeki yemeği yerken bile hırlayarak yiyorsak, hala karın tokluğuna çalışırken birilerinin yüksek egolarını tatminle uğraşıyorsak. E ne işimiz var bizim teknolojiyle falan. Hala dini çözememiş, Allah inancını sorguluyorsak. Kendi inancımızdan başkasını inanç görmüyor, karalıyorsak. İnancın kişisel bir hak olduğunu anlamamışsak. Ne işimiz var bugünde.

Hala elimizde olan ülkenin değerini bilemeden başka dertler başka beklentiler peşinde koşuyorsak ve hatta bu beklenti peşinde koşanların nereye gittiğine bakmadan ben de gelmek istiyorum diye haykırıyorsak. Hala hepimiz kardeşiz diyerek birbirimizi kandırıyor sonrada birbirimizi sırtından hançerliyorsak. Vee hala bu ülke için görev yapanları pusuya düşürüp hainlik yapanları alkışlayıp, haklı görecek sebepler düşünüyorsak... Hadi gidin bir put yapın tapının 24 saat... Çok daha mutlu olursunuz inanıyorum ben buna. Bize bu kadar anlayış, demokrasi memokrasi çok fazla be. Biz anlayamadık medeniyet nedir. Hala o tek dişi ile uğraşıyoruz canavarın çünkü. Hani var ya şairin dediği "tek dişi kalmış canavar"... O dişi söktük söktük.. sökemedik o tek dişi ile kemirecek bizi. Yok yok... Bize fazla bu demokrasi, hak hukuk, eşitlik, kardeşlik. Biz gidelim 20 bin yıl önceki zihniyetle yaşayalım. Takılalım güçlü olan, güzel konuşanın peşine. o ne derse alkışlayalım.. Zamanın gereğini yapmış oluruz en azından. Bugünlerde ne yapacağımızı bildiğimiz yok, yaşıyoruz işte.. Gerisi boş nasılsa... Hadi... Güçlü olan kazansın be...

18 yorum:

yolcu dedi ki...

"Hani var ya bir farkımız hayvandan. Düşünme gücü. Hayvandan ayrıldığımız tek farklılığımız." demişsiniz ya; aslında o kadar da farkımız yokmuş hayvanlardan. Neden derseniz. İnterneti sınırsız yaptıktan sonra zaten merakım olan ama indiremediğim bazı belgeselleri indirmeye başladım. Hayvanları gözlemledikçe insanlardan pek de bir farkları olmadığını anladım. Tek fark: Hayvanlar kendilerine ilham edilen şekilde hareket ediyor; insanlar ise bunları düşünerek ve planlayarak yapabiliyorlar.

Arılarla ilgili bir belgesel izledim. Eşek arılarının bal arılarını nasıl acımasızca katledip, sonra da onların yavrularını kendi yavrularına yem olarak götürdüklerini dehşetle izledim. Sonra da kraliçe karıncayı öldürüp yerine geçen diğer bir karıncaya da şahit oldum. Şimdi insanların hayvan davranışlarından ne farkı var?

Volkan DENİZ dedi ki...

Çok doğru özünde çok ta farkımız yok. Ama farktan ziyade hayvan kadar olamayanlar da var. Sözüm birazda onlara :)
Teşekkürler..

Kamil Cengiz dedi ki...

Geçenlerde ya bir yerde okudum ya da izlemiş olabilirim. Tam hatırlamıyorum ama "İnsan Hayvanla Melek arası bir varlık" diyordu. Yaptıkları ve yaşadıklarıyla ya hayvanın da altına inecek ya da meleğin üstüne çıkacak.
Sevgilerle...

Volkan DENİZ dedi ki...

Kamil;
Okumuş olmalısın. Yalnız eğer durum söylediğin gibi olursa seçelim artık birer hayvan :)
Bu arada yazdığım konunun özünde insanların hayvanlara benzemesi yoktu ama takıldık oraya :)
Sevgilerle dostum...

Kamil Cengiz dedi ki...

Konunun özünün farkındayım. Satır aralarındaki düşüncelerinin de. Özde 10000 yıl öncesiyle bugünün insanı arasında çok önemli bir fark yok gerçekten. Aynı egolar, aynı hırslar. Savaşlar ve güçlünün dediği olur dünyası. Haklısın ne diyeyim.

Volkan DENİZ dedi ki...

:) Nasıl çektim seni oralara.
Öyle maalesef ne diyelim, fosillere bakıp anlamaya çalışalım şimdilik :)
Sevgiler...

Adsız dedi ki...

kalemdeyim ben

Volkan DENİZ dedi ki...

Adsız; ayrılma oradan... :) ama arada surlara çıkıp dışarılarda koşturan atlılara bak bende onların içindeyim :)
sevgiler, teşekkürler...

Adsız dedi ki...

:))))
Kalem'deyim...

Volkan DENİZ dedi ki...

Adsız, tamam anlaşıldı :) Ufak bir ters anlaşılma olmuş. Kalem de ne yapıyorsanız artık bir şey diyemedim... :)
Kolay gelsin...

Adsız dedi ki...

sen de gel :) bekliyorum zaar

Adsız dedi ki...

sandalını al da gel :)

Adsız dedi ki...

nerede kaldın kayıkçı seni bekliyor

Gelibolu17 dedi ki...

Varmı ya bu ülkede polise askere güven,o güveni tamamen ortadan kaldırdı birileri,güpegündüz istanbul'un ortasında insanalr kurşuna dizilir oldu,nerde seçim zamanlarında birbirlerinin yatak odalarını kameralarla gözetleyenler,takip edenler,her yaptıklarından haberdar olanlar,niye bunlarıda takip edemiyolar,hani devlet vatandaşının attığı her bir adımdan haberdardı,gün döner devran döner,keser döner sap döner elbet herkes yaptığının cezasını çeker,değilmiki bu ülkede es kaza ufacık bir suç işleyip hapise düşen bir vatandaş cezasını ödedikten sonra bile hala iş bulamıyosa,o lekeyi alnında taşımaya mahkum bırakılıyosa,ama bunun aksine değilmiki,bir insan terör suçundan hapis yatarken yasanın bilmem nerdeki kaçıncı maddesindeki açığından yararlanıp yüce meclise kadar çıkabiliyorsa benim u ülkenin yasalarına inancım kalmamıştır....

o kayıkçıda bekleyedursun biraz fırtına patlayacak açılmasın denize...

Volkan DENİZ dedi ki...

Gelibolu 17;
Çok haklısınız söylediklerinizde. Ama siz yinede tüm inancınızı kaybetmeden, doğruların peşinden ayrılmayın. Bunun içinde yapılan her şeyin, güzel gösterilen icraatların yada kötü gösterilen faaliyetlerin aslında bir aldatmaca olabileceğini de aklınızdan çıkarmayın. Sonra burası Türkiye olur böyle şeyler demeyelim :)
Teşekkürler, sevgiler...

BuRCu dedi ki...

Sorgulayabilme yeteneğimizin de yaşamsal faaliyetlerimizden biri olduğunu idrak edebilirsek o dönemlerde, bugünkü şartlarda, barış içinde yaşayabiliriz diye düşünüyorum. Tabii yaşamsal faaliyetlerimizi doğru bir şekilde tanımlayabilirsek.

* Senin sayende ses getirişim olsun bu acı duruma.

Volkan DENİZ dedi ki...

:) Ah o günler de fark edebilseydik bir şeyleri. şimdilerde nerelerde yaşıyor olurduk acaba.
Ses geldimi dersin :)

BuRCu dedi ki...

Yankısı bile duyuldu :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...