Sayfalar

14 Aralık 2010 Salı

Sevmek için var olmak

Sevgi ile başlar hayatın ilk anları. Bir bebek dünyaya gelir ve herkes ona sarılmak, öpmek, koklayıp içine çekmek için sıraya geçer. O ilk anlarında, yoktur minicik bebişi sevmeyen. Artık o vardır ve hep sevilecektir, tam olarak temenni budur. Onun varlığı sevilmek için yeter bir sebeptir. Hayata sevilerek gelmiştir. Onun gelişinden mutsuz olan şikayetçi olan hiç kimse yoktur. Ama bebek bunların farkında değildir zaten umurunda da olmaz.
Ve yıllar yıllar geçer o bebecik büyümeye serpilmeye başlar. Hayatın içinde başka türlü var olma zamanı gelmiştir. Hayata sevilerek başlayan o bebekten şimdi sevmesi beklenir ve en acısı da sevilmek için sadece var olması yetmez mutlaka bir şeyler yapmalı kendini etrafındakilere sevdirecek türlü oyunlar bulmalı yada eğlendirmelidir. Çünkü insanoğlu ona doğduğu gün gösterdiği anlayışın yarısını bile göstermez ve hatta tahammülsüzdür birazda.
Değişen bir şey olmamıştır ki o hala aynı bebektir ama artık karşılıksız sevilmemektedir. Sonra okul yılları gençlik yılları derken evlilik çağına gelmiştir bebecik. Birini sevip hayatının geri kalanını onunla paylaşmak için sevgiyi arar. Emin olamaz bir türlü, kısa süreli ilişkiler sonra diğeri diğeri derken gerçek sevginin ne demek olduğunu da anlayamaz hale gelir. İleri yaşlarda mantık devreye girer sevgide neymiş ki der ve mantığının işaret ettiği hayatı yaşamaya başlar ama içinde bir yerler boş kalmıştır. Nasıl dolduracağını da bilemez eksikliğin ne olduğunu da.
Çocukları olur onlara verir sevgisini ardından torun sevgisi pekiştirir sevgi paylaşma isteğini ama genede o boşluk asılmış duruyordur yüreğinin bir köşesinde. Gün olur elden ayaktan kesilir gücünü kaybeder başkalarına ihtiyaç duyar o zaman ister ki birileri olsun yanında o bir şey vermeden versinler sevgilerini, tıpkı ilk doğduğu gün gibi sevsinler onu hiç bir şey istemeden ama nafile. Aynı heyecanı göremez kimsenin gözlerinde, işte o zaman anlar içindeki boşluğu. Sevmek için var olmak yeterli iken o mantık yolunu seçmiş, hayatını buna göre kurgulamıştır ve şimdi etrafındaki mantıklı insanlarda onun ölmesi gerektiğini düşünüp ölüm anını beklemektedirler. İhtiyacı olan sevgiyi vermek için ne bir sebepleri vardır ne de arzuları çünkü o zaten yoktur artık.

3 yorum:

Kamil Cengiz dedi ki...

Bir hayatı sevgiyle anlatmak fikrini çok beğendim. Bunu daha önce düşünüp yazmamış olmaktan dolayı üzgün, güzel bir yazı okuduğum için mutluyum. Özellikle devrik cümlelerin dikkatimi çekti. Kalemine sağlık.

Volkan DENİZ dedi ki...

Kamil bey hayat zaten sevgi üzerine kurulmuştur. onu hatırlatmak istedim sadece. saygılar ve değerli yorumunuz içinde teşekkürler..

Adsız dedi ki...

evet haklısın . ben de anne olmaya kararvermeden önce herkese sormuştum. neden doğurdunuz veya niçin anne baba olmak istediniz .aldığım cevaplar çok basitve anlamsızdı sevgiiçermiyordu .çoğu bunu hiç düşünmemişti bile .anlayacağın daha doğmadan önce bile nedensiz sevilmiyoruz .ben böyle hissetmesem de durum budur .aile hekimi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...